ANA SAYFA SİTE HAKKINDA YAZAR HAKKINDA DİĞER SİTELER FİLMLER BİZE ULAŞIN DESTEK OLUN
 
 
 
 
 
 
 
 
 



 
 
   

 

 
    Türkçe Kuran-ı Kerim  
   


 
  HARUN YAHYA.org
   



 

 

 

 
 
--Makaleler--
 
 


ALLAH KURAN'DA KENDİSİNDEN KORKMAYI EMREDİYOR


Herşeyden önce iyi bilinmelidir ki, Allah korkusu birtakım cahil insanların sandıkları gibi, yalnızca peygamberlere ya da evliyalara has özel bir üstünlük değil, tüm iman edenlerin kalplerinde taşıdıkları ve diğer tüm insanların da taşımaları gereken bir duygudur. Çünkü Allah Kuran'da Kendisi'nden korkulmasını emretmiştir:

Ey iman edenler, Allah'tan korkun. Herkes yarın için neyi takdim ettiğine baksın. Allah'tan korkun. Hiç şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. (Haşr Suresi, 18)

Allah korkusu bazı kimselerin düşündüğü gibi bir korku değildir. Allah korkusu Allah'ı çok seven O'na gönülden teslim olmuş, Allah'tan başka dost ve vekil edinmeyen müminlerin , Yüce Allah'ın razı olmayacağı bir tavır içinde olmaktan, Allah'ın hoşnut olmayacağı bir ahlak üzerinde olmaktan şiddetle sakınması, vargücüyle Allah'ın rahmetini ve hoşnutluğunu istemesi ve bunun için gayret etmesidir.

Tüm insanları Allah yaratmıştır ve onları kendilerini bilip tanıdıklarından kat kat daha iyi bilip tanır. Herkesin kalplerinde gizli olanı, gizlinin de gizlisini bilir. Nefsinin insana ne tür vesveseler verdiğinden, ne tür oyunlar oynayacağından da çok iyi haberdardır. Çünkü nefsi yaratan, ona -imtihan için- sınır tanımaz kötülüğünü ve bu kötülükten sakınmayı ilham eden Allah'tır. Şeytanı da imtihan ortamının bir parçası olarak yaratmış ve ona bu amaç doğrultusunda birtakım özellikler vermiştir.

Allah korkusu ise bu imtihan ortamında müminin en büyük dayanağı olacaktır. Çünkü Allah korkusu kişiyi her an Allah'ın istediği gibi davranmaya, O'nu hoşnut etmeye çalışmaya, şeytanın ve nefsinin isteklerinden sakınmaya, onların hile ve oyunlarına karşı uyanık ve tedbirli olmaya sevk edecektir. Bu da, insana kendi sınır tanımaz isteklerini uygulatmaya çalışan nefsin ve şeytanın hiç işine gelmeyen bir durumdur.

Bu sebeple şeytan ve nefsi, insanı en başta Allah korkusundan uzaklaştırmaya çalışır. Allah'tan korkmanın gereksiz, hatta yanlış olduğu, asıl önemli olanın Allah sevgisi ve kalp temizliği olduğu gibi telkinlerle onun Allah'tan korkup sakınmasını engellemek ister. Oysa Kuran'ı okuyan şuurlu bir insan, şeytanın bu tür telkinlerinin hiçbir gerçekliği olmadığını, tamamen saptırma ve aldatma amacı taşıdığını rahatlıkla görür. Zira Allah, müminlere Kendisi'nden korkmalarını Kuran'da son derece açık bir biçimde emretmiştir. Bu emir Kuran'ın sayısız ayetinde yer alır. Bu ayetlerden birkaç örnek şöyledir :

... Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, muhakkak cezası pek çetin olandır. (Bakara Suresi, 196)

... Allah'tan korkup-sakının ve gerçekten bilin ki, siz O'na döndürülüp-toplanacaksınız. (Bakara Suresi, 203)

... Allah'tan korkup-sakının ve bilin ki, Allah herşeyi bilendir. (Bakara Suresi, 231)

... Allah'tan korkup-sakının ve bilin ki, Allah yaptıklarınızı görendir. (Bakara Suresi, 233)

Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakının ve (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda cehd edin (çaba harcayın), umulur ki kurtuluşa erersiniz. (Maide Suresi, 35)

Mümin her konuda olduğu gibi Allah'ın bu emrini de kayıtsız şartsız yerine getirmeye çalışır. Kuran'dan habersiz cahil kimseler gibi, Allah'tan korkmanın gerekip gerekmediği, Allah korkusunun mu yoksa Allah sevgisinin mi önemli olduğu, Allah'ı seven bir kimsenin neden Allah'tan korkması gerekeceği gibi, şeytani kuruntu ve vesveselere kapılmaz. Allah'tan korkmanın, tıpkı 5  vakit namaz kılmak, oruç tutmak gibi "farz kılınmış" bir ibadet olduğunu bilir ve bu ibadeti en güzel biçimde yerine getirmeye çalışır. Bununla birlikte, Allah Kuran'da insanın neden Kendisi'nden korkması gerektiğinin hikmetlerini de ayrıntılı olarak açıklamıştır.
Peygamber Efendimiz (sav) de bir hadislerinde Allah korkusuyla ilgili olarak şöyle buyurmuştur:
Rabbim bana dokuz şey emretti: Gizli halde de aleni halde de Allah'tan korkmam ı, öfke ve r ıza halinde de adaletli söz söylememi, fakirlikte de zenginlikte de iktisat yapmam ı, benden kopana da s ıla-ı rahim (dostluk) yapmam ı, beni mahrum edene de vermemi, bana zulmedeni affetmemi, susma halimin tefekkür olmas ını, konuşma halimin zikir olmas ını, bakışımın ibret olmas ını, marufu (doğru ve güzel olan I) emretmemi. (Kütüb-i Sitte, Muhtasar ı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yay ınları, Ankara, s. 317)

 

Allah Korkusu 1

ALLAH KORKUSU NASIL OLMALIDIR? ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI, 2 Mart 2009

ADNAN OKTAR: Allah'tan korkmak demek, deli aşığın korkusu yani Allah'ı gücendirmekten çekinmek, Allah'ın rızasından mahrum kalmaktan korkmak. Aşık sevdiğini gücendirmekten çekinir, onun sevgisinin yok olmasından çekinir, budur Allah korkusu. Yoksa başka bir anlamı yoktur. Mesela cehenneme gider, ateşte yanar, tamam ama asıl onu rahatsız eden Allah aşkını ifade edememesidir Allah'a. Yani aşığın ihtiyacını Allah aşığa böyle bildiriyor. Allah'tan korkarsa insan Allah'ın emirlerine çok titiz oluyor, O'nu çok seviyor, saygılı oluyor. Mesela egoist olmuyor, bencil olmuyor, şefkatli oluyor, koruyucu oluyor, nefsine düşkün olmuyor, çıkarlarının peşinde olmaz, affedici olur, Allah'tan korkup affedici oluyor. Mesela af, sevgiyi devam ettiren bir güçtür. Mesela merhamet, sevgiyi devam ettiren bir güçtür. Mesela koruyup kollarsın, yemesine içmesine dikkat edersin, sporuna dikkat edersin sevdiğinin Allah rızası için. Bu işte o Allah aşkının bir tecellisi olur. Yoksa Allah'tan korkmazsa şahıs egoist, bencil olur, sırf kendini düşünür, affetmez, çıkarları çatıştığında sert davranabilir. Mesela kuşkucudur, fedakar değildir, cömert olmaz, gerektiğinde Allah için canını ortaya koyamaz. Birçok olumsuz negatif fiil üzerine yığılmış olur. Ama Allah korkusunda her türlü güzellik üzerine gelir yani sevgiyi sağlayan, güzelliği sağlayan her türlü güzellik Allah korkusunun üstüne tam anlamıyla oturmuş olur.

ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI, 18 Mart 2009

ADNAN OKTAR: Samimi Müslüman Allah'tan korkar, Allah'a karşı nezakette kusur etmez. Son derece saygılı bir üslupla konuşur. Biz her an ölebilecek, Allah'ın tecellisi olan varlıklarız ve şu kadarcık yerde Allah bizi konuşturuyor ve bize görüntü göstertiyor... Eğer insan çok imanlıysa, Allah'tan çok korkarsa o sevinçten uyku da gelmez insana. Yani içi içine sığmaz, cennet sevinci, İslam'ın dünyaya hakimi olacağı sevinci, veli insanların sözlerinin doğru çıktığını görme sevinci, güzel ahlakın sevinci, sevinçler o kadar çok ki, Allah'ın verdiği nimetlerin sevinci. Ama hepsinin üstünde Allah'ın varlığının sevinci vardır, yani sonsuz bir gücün kontrolündeyiz. Ne büyük nimet elhamdülillah. Bunun sevinçlerini yaşasınlar, tabi bunun sonucu olarak insan da bir dirilik ve canlılık olur, ama hedef bu olmaz. Biz böyle bir güzelliği yaptığımız için Allah bunu nimet olarak verir inşaAllah.